KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/24730 E., 2017/3487 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2017
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, velayet, kişisel ilişki ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Bir çocuk, ana ve babası ile düzenli şekilde kişisel ilişkiyi elde etme ve sürdürme hakkına sahiptir. Bu tür kişisel ilişki sadece çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde kısıtlanabilir ve engel olunabilir.Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas alınır. Çocuk 2008 doğumludur. Mahkemece tesis edilen kişisel ilişki babalık duygularını tatmine elverişli olmadığı gibi, çocuk bakımından da baba sevgisini tatmaya elverişli değildir. O halde baba ile çocuk arasındaki kişisel ilişkinin daha uzun süreli olarak düzenlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
3- Boşanmaya sebep olan vakıalarda davalı erkeğe kusur olarak yüklenen bekar bayanlar ile yemek yediği vakıasına davacı kadın tarafından dayanılmadığı anlaşılmaktadır. Usulüne uygun şekilde dayanılmayan vakıalar nedeniyle karşı tarafa kusur izafe edilemez. Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar kadının kişilik haklarına saldırı niteliğini taşımamaktadır. Kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları oluşmamıştır. Gerçekleşen duruma göre kadının manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekirken kabulune karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/24730, K. 2017/3487, 29 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama