KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/24907 E., 2017/3351 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2017
Karar Metni
231 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından her iki dava ve fer'ileri yönünden; davalı- karşı davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, mahkemece taraflara yüklenen kusurlu davranışlar yanında davalı-karşı davacı kadının eşine salak, manyak, ailene söz geçiremiyorsun tarzı hakaretler ettiği, davacı- karşı davalı erkeğin de birden fazla kez fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı-karşı davalı erkeğin ceza yargılamasına konu son şiddet olayından beraat ettiği belirtilmiş ise de, beraat kararı hukuk hakimini bağlayıcı değildir.
O halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-karşı davacı erkek de dava açmakta haklıdır.
Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının da kabulü (TMK m. 166/2) ile boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile erkeğin davasının reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/24907, K. 2017/3351, 27 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama