KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/24961 E., 2016/1868 K.·İncelenen Kararın:
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 21/11/2014
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, yoksulluk nafakasının miktarı ve ziynet alacağı yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise katılma yoluyla erkeğin kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakasının miktarı ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı tarafından açılan boşanma davası ile, davalı tarafından açılan karşı boşanma ve ziynet alacağı davası birlikte görülmüştür. Ayrı ayrı açılıp birlikte görülen davalardan biri hakkında taraflardan birinin temyizi, o tarafın temyiz etmediği dava yönünden, diğer tarafa katılma yoluyla (HUMK m. 433/2) temyiz hakkı vermez.
Davalı-davacı kadın, boşanma davası hakkında verilen hükmü temyiz etmediğine göre, davacı-davalı erkeğin kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, yoksulluk nafakasının miktarı ve ziynet alacağına ilişkin temyizi üzerine, temyize cevabında artık boşanma davası hakkında kurulan hükme karşı temyiz itirazlarını ileri sürme hakkını kaybetmiştir.
Bu sebeple davalı-davacı kadının, erkeğin kabul edilen boşanma davasına yönelik katılma yoluyla temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı-davalı erkeğin temyiz itirazları ile davalı-davacı kadının kusur belirlemesi, yoksulluk nafakasının miktarı, reddedilen tazminat taleplerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre,
davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Davacı-davalı erkek dava dilekçesi ile sadece boşanma talebinde bulunmuş, 13.04.2014 tarihli cevaba cevap dilekçesi ile de düğün masraflarının bedeli olarak maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Bu istek boşanmanın eki niteliğinde (TMK m. 174/2) değildir. Dava dilekçesinde maddi tazminat konusunda bir davası bulunmamaktadır. Bu istek için sonradan harcın yatırılması ve talepte bulunulması isteği dava haline getirmez. Bu durumda davacı-davalı tarafından usulüne uygun harcı yatırılarak açılmış bir davası ve karşı davası olmadığından, davacının bu talepleriyle ilgili olarak “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması gerekirken usulüne uygun bir dava varmış gibi, kesin hüküm oluşturacak şekilde ret kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/24961, K. 2016/1868, 4 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama