KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/25148 E., 2016/2461 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432/1. maddesi uyarınca temyiz süreleri ilamın usulen taraflardan her birine tebliği ile işlemeye başlar. Davacı-davalı ve vekili 16.11.2015 tarihli dilekçe ile hükmü temyiz etmeyeceklerini bildirmiş iseler de mahkemenin gerekçeli kararı davacı-davalı tarafa 20.11.2015 tarihinde tebliğ edilmiş olup, doğmamış haktan feragat mümkün bulunmadığından davacı-davalı tarafın 16.11.2015 tarihli dilekçesine itibar edilmemiştir.
2-Dava ve karşılık dava yönünden tarafların Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmiş, hüküm davacı-davalı tarafından temyiz edilmiştir. Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır.
Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi gereğince boşanmalarına karar verilse dahi davacı-davalının anlaşmalı boşanma hükmünü gerçekleşen anlaşmaya rağmen temyiz etmesi davadan açıkça feragat etmedikçe anlaşmalı boşanma yönündeki iradesinden rücu niteliğinde olup, bu halde anlaşmalı boşanma davalarının "çekişmeli boşanma" (TMK m. 166/1-2) olarak görülmesi gerekir.
Açıklanan sebeple usulüne uygun şekilde gösterilen deliller toplanarak gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmek üzere hükmün her iki dava yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/25148, K. 2016/2461, 15 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama