KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/25324 E., 2017/3890 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı erkeğe dava dilekçesi ile ön inceleme duruşma gün ve saati Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesi gereğince tebliğ edilmiş, tahkikat duruşmasının tebliği ise Tebligat Kanununun 28. maddesi gereğince ilanen yapılmıştır. Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa, bilinen en son adresinde yapılır (Tebligat Kanunu m.10/1). Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır (Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliği m. 16/1). Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya bu adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adres olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. (Teb. K. m.10/2 Yönetmelik m.16/2).
Dava tarihinden önce tarafların ayrı yaşadıkları, dosyadaki bilgi ve belgelerden davalı erkeğin Karamanlı/... adresinde ikamet etmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece dava dilekçesi ve ön inceleme duruşma gün ve saatinin bu adrese Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesi gereğince tebliği usulsüzdür. Ayrıca Tebligat Kanununun 29. maddesine göre ilanen tebliğin geçerli sayılması için, ilan metninin mahkeme ilan tahtasında (divanhanesinde) askı suretiyle ilan edilmiş olması da gereklidir.
Bu merasimin eksikliği, ilanen tebligatı geçersiz kılacağı için tahkikat duruşmasının tebliği de usulsüzdür.
Açıklanan sebeple dava dilekçesinin davalı erkeğe usulüne uygun tebliği ile davalı erkeğe cevap dilekçesi sunma hakkı tanınması, dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra ön inceleme duruşma gününün tebliği, bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespiti (HMK m. 140) taraflarca üzerinde anlaşılamayan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için usulüne uygun şekilde delil gösterildiği takdirde tahkikat aşamasına geçilerek gösterilen deliller toplanılıp,
birlikte değerlendirerek bir sonuca ulaşmak gerekirken hukuki dinlenilme hakkının (HMK m.27) ihlali niteliğinde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/25324, K. 2017/3890, 5 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama