KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/25710 E., 2016/11680 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet, Çeyiz ve Kişisel Eşya Davası
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından boşanma ve ziynet eşyası davasının reddi, kusur belirlemesi, nafakalar ve vekalet ücreti yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, ziynet alacağı davası ve manevi tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 14.06.2016 günü tebligata rağmen taraflar adına gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı erkeğin ise aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir.Davacı-davalı erkeğin ziynetlere yönelik alacak istemi bağıştan rücu niteliğinde olup, Borçlar Kanununa dayanmaktadır. Talep Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine 4787 sayılı Kanunun 4. maddesinde yer alan aile hukukundan kaynaklanan dava ve işlerden olmayıp, bu istek ile ilgili asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Bu bakımdan, davacı-davalı erkeğin bu talebi ile ilgili olarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi ve yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı-davalı erkek lehine davalı-davacı kadının reddedilen ziynet eşyası davası sebebiyle karar tarihinde yürürlükte olan tarife gereğince vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/25710, K. 2016/11680, 14 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama