KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/25996 E., 2017/5163 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, nafakaların miktarı yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, kişisel ilişki, kusur belirlemesi, tazminatların reddi ve nafakaların miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk Betigül'ün ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Çocuklarla ana ve/veya babaları arasında tesis edilen kişisel ilişkinin amacı, aile bağlarını geliştirmek; bu suretle çocuğun kişisel ve ruhsal gelişimini sağlıklı bir şekilde sağlamaktır. Bu sebeple, bir çocuk için ana ve babasıyla düzenli şekilde kişisel ilişkiyi elde etmek ve sürdürmek, onun temel hakkı olduğu gibi, anne ve baba için de çocuklarıyla düzenli kişisel ilişki kurmak bir haktır. Bu hak, sadece çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde kısıtlanabilir veya engel olunabilir. Toplanan delillerden ortak çocuk Betigül'ün özel bakıma ihtiyaç duyduğu ve rahatsızlığı sebebiyle düzenli tedavi olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan sebeple ortak çocuk Betigül ile davacı-karşı dava baba arasında yaz ayında düzenlenen kişisel ilişki fazla olup, bozmayı gerektirmiştir.
.../...
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/25996, K. 2017/5163, 2 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama