KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/26114 E., 2017/4773 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından kadının davasının kabulü, vekalet ücreti, maddi tazminat talebinin reddi, kusur belirlemesi ve nafaka davasının kabulü yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, erkek lehine hükmedilen manevi tazminat, kendi tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddi yönünden
temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin tüm, davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Mahkemece, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davalı kadının ağır kusurlu olduğu kabul edilerek, tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında davacı-davalı erkeğin annesinin eşine fiziksel şiddet uygulamaya çalışmasına sessiz kaldığı ve eşinin bulunduğu odanın kapısını kırarak şiddete yönelik eylemde bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. O halde davalı kadının ağır kusurlu olduğunun kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı erkek lehine manevi tazminata (TMK m. 174/2) hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
3-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davalı-davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/26114, K. 2017/4773, 26 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama