KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/26309 E., 2016/10072 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-davalı erkek tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı olarak boşanma davası açılmıştır. Davalı-davacı kadın süresi içinde yetki itirazında bulunmuştur. Mahkemenin yetkisine yönelik itirazlar ilk itirazlardan olup (HUMK m. 187/2, HMK m. 116), bu husus mahkemece öncelikle ve esasa girilmeden, ön sorun (hadise) şeklinde incelenerek sonuçlandırılır (HUMK m. 190-196, HMK m. 117/3). Mahkemece yetki itirazı hakkında bir inceleme yapılmamıştır.
Bu nedenle, taraflara yetki itirazı ile ilgili delilleri sorulup, gösterdikleri takdirde tüm delilleri toplanıp, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken; açıklanan bu husus üzerinde durulmaması ve davalı-davacı kadının yetki itirazı ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmeksizin işin esası incelenerek karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
2-Davalı-davacı kadın davaya cevap ve boşanma talepli karşı dava dilekçesi vermiş, karşı dava dilekçesinin verilmesi esnasında adli yardım talebinde bulunmuştur. Mahkemece adli yardım talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği gibi harç da alınmamış eksiklik yargılama sırasında da giderilmemiştir. Harç tamamlattırılmadan müteakip işlemler yapılamaz.
O halde, öncelikle adli yardım talebi konusunda karar verilmeli, talep reddedildiği takdirde karşı dava harcının yatırılması için davalıya usulüne uygun olarak süre verilmeli, (Harçlar Kanunu m. 30-32) harç noksanlığı giderildiği takdirde davalının taleplerinin karşı dava olarak incelenmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi; aksi halde.
Harçlar Kanunu 30. maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken, belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/26309, K. 2016/10072, 23 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama