KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/26382 E., 2017/4042 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasanın 141/3. maddesi “bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır" buyurucu hükmünü içermektedir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde de, kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 1. fıkrasının 3. bendine göre; mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşmadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur.
Mahkemece, kararında dava dilekçesi, “taraf ve tanık beyanları nüfus kayıtları birlikte incelendiğinde, her iki tarafın da boşanma konusunda istekli ve kararlı olduğu anlaşılmış tarafların boşanmalarına karar vermek gerekmiştir denilerek davacı,davalının boşanmada ağır kusurlu olduğunu, maddi konularda savurgan olduğu, çok fazla borcunun bulunduğunu, sorumsuz davranışlarının olduğunu iddia etse de dinlenen davalı tanıkları tarafların çocukları olmaması nedeniyle (tüp bebek tedavisi için) davalının kredi kullandığını bildiklerini belirttikleri böylece davalıya boşanma konusunda yüklenebilecek ağır kusurun tespit edilemediği,
davacı tanıklarının beyanları değerlendirildiğinde tarafların yakın akraba olması ve tanıkların davalı ile aralarında husumet olduğunun anlaşılması nedeniyle beyanlarının gerçekliği hususunda tereddüt oluşması değerlendirilerek maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiğine karar verilmiş ancak tarafların "kusurlu davranışlarının neler olduğu” gösterilmemiştir.
Yerel mahkeme, dayanılan delillerde yer alan hangi vakıaların kusur olarak nitelendirdiğini Yargıtay denetimine elverişli şekilde gerekçeli olarak açıklamak zorundadır. Bu nedenle, gerekçesiz şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/26382, K. 2017/4042, 10 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama