KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/3264 E., 2015/3155 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2015
- Mahkemesi
- Sakarya 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 09.10.2014
- Numarası
- Esas no:2013/648 Karar no:2014/707
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın eş tarafından maddi tazminat talebinin reddi, manevi tazminat ile iştirak nafakasının miktarı yönünden, davalı erkek eş tarafından ise kusur belirlemesi ve davacı kadın eş yararına hükmolunan manevi tazminat yönünden yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanmaya neden olan olaylarda, davacı kadın eşe nazaran, daha ziyade kusurlu olan davalı erkek eşin bu kusurlu davranışlarının aynı zamanda davacı kadın eşin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre davalı erkek eşin tüm, davacı kadın eşin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür.
Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK md.4, TBK md.50 ve 52) dikkate alınarak davacı kadın eş yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir.
Bu yön dikkate alınmadan yazılı şekilde ret karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/3264, K. 2015/3155, 2 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama