KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/3673 E., 2015/3901 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2015
- Mahkemesi
- Alanya 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 05.02.2014
- Numarası
- Esas no:2012/568 Karar no:2014/156
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki belgelerden davalının adli yardım talebinin şartlarının oluştuğu anlaşıldığından Hukuk Muhakemeleri Kanununun 336/3. maddesi gereğince adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
2-Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı kadın eşin mahkemece kabul edilen kusurlu davranışları yanında, ailesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz kalan davacı erkek eşin boşanmaya sebep olan olaylarda az da olsa kusurlu bulunduğunun anlaşılmasına göre davalı kadın eşin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK md. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK md.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın eş yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
c-Davalı kadın eşin 13.11.2012 tarihli dilekçesindeki "çok mağdur durumdayım, nafaka talep ediyorum" şeklindeki ifadeleri yoksulluk nafakası (TMK m. 175) istemini de kapsar. Davalının, talep ettiği yoksulluk nafakası miktarı konusunda beyanının alınıp (HMK m. 31) bu talep yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/3673, K. 2015/3901, 9 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama