KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/38 E., 2015/14047 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı erkek davalının yerleşim yeri adresine tebligat yapılmasını istemiştir. Davalıya dava dilekçesi, “gösterilen adresin” mernis adresi olduğu tebliğ zarfı üzerinde belirtilmek suretiyle, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre mahalle muhtarına tebliğ edilmiştir. Sonradan yapılan tebligatlar da aynı usulle yapılmıştır. Dava, davalının yokluğunda görülmüş ve karara bağlanmıştır.
Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır (Teb. K. m. 10/1). Adres kayıt sisteminde bulunan adresin bilinen en son adres olarak kabul edilebilmesi için bilinen en son adrese tebligat yapılamamış olması veya bu adresin tebliğe elverişli olmaması halinde mümkündür.
Bilinen en son adresin tebliğe elverişli olmadığı anlaşılmadan veya bu adreste tebligat yapılamadığı görülmeden doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde tebligatın yapılması; yapılan tebligatı usulsüz kılar (Teb. K. m. 10/2).
Bu bakımdan dava dilekçesinin, tebligat zarfında mernis adresi olduğu belirtilmeksizin davalının adresine tebliğ için gönderilmesi, şayet tebligatın yapılamaması halinde Tebligat Kanununun 10/2. maddesi uyarınca sistemdeki adresin bilinen son adres olduğu kabul edilerek buna göre tebligatın çıkarılması, bu şekilde davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeksizin hüküm kurulması hukuki dinlenilme hakkını (HMK m. 27) zedeleyen önemli bir usul hatası olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/38, K. 2015/14047, 30 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama