KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/3830 E., 2015/4246 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2015
- Mahkemesi
- Ordu Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 27.11.2014
- Numarası
- Esas no:2014/553 Karar no:2014/887
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (kadın) tarafından, lehine hükmedilen tazminatlar ve nafakaların miktarları yönünden; davacı (koca) tarafından ise diğer taraf yararına hükmedilen tazminatlar ve nafakaların miktarları ile yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece bozmaya uyulmuştur. Uyulan bozma kararında, "davalı kadın lehine takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarları ile davalı için tayin edilen yoksulluk nafakasının, velayeti davalıya bırakılan müşterek çocuk için hükmedilen iştirak nafakasının fazla olduğu" belirtilerek "daha uygun miktarlara hükmedilmesi gerektiğine" işaret edilmiştir.
İlk hükmün, tarafların boşanmalarına ilişkin bölümü temyiz edilmemek suretiyle 02.10.2013 tarihinde, velayete ilişkin bölümü ise, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle onanmak suretiyle 10.07.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
Davalı (kadın) lehine bozmadan sonra bozmaya uyularak takdir ve tayin edilen yoksulluk nafakasının boşanma hükmünün kesinleştiği 02.10.2013 tarihinden, çocuk için bozmadan sonra bozmaya uyularak belirlenen iştirak nafakasının ise velayete ilişkin bölümünün kesinleştiği 10.07.2014 tarihinden geçerli olmak üzere takdir ve tayin edilmesi gerekirken, bozma gereğince indirilen miktarların son karar tarihinden geçerli olmak üzere tayini usul ve yasaya aykırıdır.
3-İlk hüküm bozulduğuna göre, bozmadan sonra davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, bu hususta hüküm tesis edilmemesi de doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/3830, K. 2015/4246, 12 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama