KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/3940 E., 2015/21139 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2015
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
.... Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava dilekçesinde davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerinin gösterilmesi gereklidir (HMK.md. 119/1). İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir (HMK.md. 187/1).
Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz (HMK.md.25). Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler.
Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez (HMK.md. 141/1).
Davacı erkek, .... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin dosyasına konu cinsel saldırı olayını vakıa olarak ileri sürmemiştir. Mahkemece, usulüne uygun şekilde ileri sürülmeyen bu vakıa davalı kadına kusur olarak yüklenemez.
Mahkemece davalı kadın tamamen kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; toplanan delillerden davalı kadının eşine ağır hakaretler ettiği, buna karşılık mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı erkeğinde çocuğun kendisinden olmadığını ve kendisini arayarak rahatsız etmemelerini söylediği, telefonunu kapatıp iletişim kurulmasını engellediği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda, tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken davalı kadının tamamen kusurlu kabul edilmesi doğru değildir.
Ancak boşanma kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan ve davalı kadının usulüne uygun yoksulluk nafakası talebinin (TMK md.175) bulunmadığı anlaşılmakla bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün kusura ilişkin gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK md.438/7).
....
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/3940, K. 2015/21139, 12 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama