KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/4470 E., 2015/21626 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2015
- Mahkemesi
- ...Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 17.11.2015 günü temyiz eden davacı-davalı ... ile vekili Av. ... ve karşı taraf davalı-davacı ... vekili Av. ... Bal geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kadının, aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı erkeğin tanıklarının sözleri soyut, sebep ve saiki açıklanmayan beyanlar niteliğindedir. Bu beyanlar kadını kusurlu kabul etmeye elverişli ve yeterli değildir. Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir.
Oysa tarafların dinlenen tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise yer ve zaman belirtmeyen soyut izahlardan ibarettir. Bu itibarla davalı-davacı erkeğin davasının da reddi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
3-Davacı-davalı kadının mal rejiminin tasfiyesi yönündeki talebi, boşanma kararının kesinleşmesi sonunda incelenebilir hale gelir (TMK.md.225). Boşanma kararının, asıl veya birleşen dava da verilmesinin sonuca etkisi yoktur. Taraflar arasında devam eden boşanma davalarında verilen hüküm henüz kesinleşmemiştir. Bu hususta davacı-davalı kadın tarafından harcı yatırılarak açılan bir dava mevcut olduğuna göre, tasfiye talebinin bu davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesi ve boşanma hükmünün kesinleşerek mal rejiminin sona ermesinin beklenmesi gerekirken bu yön nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/4470, K. 2015/21626, 17 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama