KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/4774 E., 2015/20310 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Küçükçekmece 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 23/12/2014
- Numarası
- 2013/770-2014/1043
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı erkek tarafından Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayanılarak dava açılmış, mahkemece ilk açılan boşanma davasında davalı vekiline yapılan tebligatın usulsüz olduğu bu sebeple dava dosyasının halen derdest olduğu ve kesinleşmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Bu durumda muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur (Teb. K. md. 32).
Davacı erkek tarafından açılan ilk boşanma davasında davalı kadın vekiline Yargıtay onama kararının tebliği usulsüz de olsa, davalı vekili 24.09.2013 tarihli cevap dilekçesinde davacı eş tarafından daha önce Üsküdar 1. Aile Mahkemesi'nde 2005/628 Esas sayılı dosya ile boşanma davası açıldığını, reddedildiğini, kesinleştiğini ve 04.032014 tarihli cevaba cevap dilekçesiyle de 7 yıldır ayrı yaşadıklarını beyan etmiştir.
Bu durumda davalı kadının Yargıtay onama ilamının kendisine tebliğ işlemi ve kararın 02.12.2009 tarihinde kesinleştiğine dair bir itirazının bulunmadığı, dolayısıyla usulsüz de olsa öğrendiğini açıkladığından Yagrıtay onama ilamının tebliğ işleminin geçerli hale geldiği ve red kararının 02.12.2009 tarihinde kesinleştiğinin kabulünün gerektiği anlaşılmaktadır.
Taraf beyanları ve tanık beyanlarından da tarafların reddedilen boşanma davasından sonra da bir araya gelmedikleri anlaşıldığına göre davanın kabulü gerekirken, reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/4774, K. 2015/20310, 4 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama