KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/4795 E., 2015/18928 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı kadın tarafından, her iki dava yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, tazminat taleplerinin reddi, tedbir nafakası, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan olaylarda kusurun tamamen davacı karşı davalı kadında olduğu, davalı-karşı davacı erkeğin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle kadının davasının reddine, erkeğin karşı davasının kabulü ile tarafların boşanmasına karar verilmiş ise de;
yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı-karşı davacı erkeğin ayrlığa sebep olan en son olaydan sonra eşyaların toplanması için davacı-karşı davalı kadının ailesi eve geldiğinde davacı-karşı davalı kadına baskı uygulayarak eşyalar konusunda boş bir kağıda imza attırmaya çalıştığı, davacı-karşı davalı kadının ailesine "kızınızı istemiyorum, alın götürün" dediği ve ayrıca davacı-karşı davalı kadına ceza verdiğini söyleyerek kadını tuvalete kapattığını kabul ettiği ve ayrıca birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır.
Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır (6100 s. HMK. md. 255). Akrabalık veya diğer yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Dosyada davacı-karşı davalı kadın tanıklarının olmamışı olmuş gibi ifade ettiğini kabule yeterli delil ve olgu yoktur. Tanık beyanları duyuma değil doğrudan görgüye dayalı bulunduğundan hükme esas alınmalıdır.
Öyleyse davacı-karşı davalı kadının tanıklarının beyanına göre kadının davasının da kabulü ile boşanmaya karar verilecek yerde, davasının reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/4795, K. 2015/18928, 21 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama