KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/7215 E., 2015/23211 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2015
- Mahkemesi
- İzmir 14. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 20/11/2014
- Numarası
- 2012/937-2014/758
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı kadın tarafından, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat, yoksulluk nafakası, ziynet taleplerinin reddi ve erkek yararına verilen manevi tazminat yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, kadının davasının kabulü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, "davacı-karşı davalı kadının asli kusurlu davranışlarıyla evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı" kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davalı-karşı davacı erkeğin, birlik görevlerini yerine getirmediği, davacı-karşı davalı kadına ise, birlik görevlerini yerine getirmemesi dışında izafe edilen kusurların, Almanya Ülkesine gitmeden önceki döneme ait olduğu evlilik birliğinin bu olaylardan sonra devam ettiği, önceki olayların affedildiği,
en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulü gerektiği, bu durumda kadının bu davranışlarının evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kusur olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmaktadır.Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya neden olan olaylarda taraflar eşit derecede kusurludur.Bu sebeple erkeğin boşanma davasının kabulü sonucu itibarıyla doğru bulunmuş, kadının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile boşanma hükmünün kusura ilişkin gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına (HUMK md. 438/son) karar vermek gerekmiş ve davalı-karşı davacı erkeğin tüm,
davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları da yersiz bulunmuştur.
2-Yukarıda açıklanan sebeplere göre, boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit oranda kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları kadın yararına oluşmuştur. Bu duruma göre, davacı-karşı davalı kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak, davacı-karşı davalı kadının yoksulluk nafakası isteğinin reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/7215, K. 2015/23211, 3 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama