KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/790 E., 2015/1820 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı (koca) tarafından; lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı ile vekalet ücreti yönünden, davalı-davacı (kadın) tarafından ise; kendi boşanma davasının reddi, kusur belirlemesi ve koca yararına hükmedilen manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır.
Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusuru bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır.
Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davacı-davalı (koca) yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı, ölçülülük ilkesine uygun olmayıp fazla bulunmuştur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözetilerek daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
3-Davalı-davacı (kadın)'ın boşanma davasının reddine karar verildiğine göre, davacı-davalı (koca) yararına bu davanın reddi sebebiyle karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken, bu yönde bir hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/790, K. 2015/1820, 16 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama