KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/8645 E., 2015/9145 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Tarafların karşılıklı boşanma davalarında yerel mahkemece verilen “davalı-karşı davacının davasının reddine, davacı-karşı davalının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına” dair olan ilk hüküm; davalı-karşı davacının temyizi üzerine Dairemizin 11.09.2014 tarihli 2014/5613-17030 sayılı ilamıyla “davacı-karşı davalının da eşini evden kovduğu ve eve almadığı, bu duruma göre davalı-karşı davacı tarafından açılan boşanma davasının da kabulü gerektiğinden” bahisle bozulmuş; bozma sebebine göre, davacı-karşı davalının boşanma davası ve fer'ileri incelenmemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; sadece davalı-karşı davacı tarafından açılan boşanma davası hakkında hüküm kurulmuş, davacı-karşı davalının boşanma davası ve ferilerinin ise bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiği gerekçesiyle “bu hususlarda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” karar verilmiştir.
Bozma ilamında, bozma sebebine göre "kadının boşanma davasının ve boşanmanın ferilerinin incelenmesine yer olmadığına" karar verildiğine göre, bozulan ilk hükümdeki, bu yönlerin kesinleştiğinden söz edilemez. İlk hüküm bozulmakla, tamamen ortadan kalkmıştır. Öyleyse, davacı-karşı davalının boşanma davası ve ferileri hakkında yeniden hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
2-Hüküm altına alınan ziynetlerin “aynen", olmadığı takdirde bilirkişi tarafından tespit edilen bedelleri toplamı olan 23.480 TL’nin davalıdan tahsiline” karar verilmiştir. Kabul edilen ziynet ve eşyaların adet, cins ve değerlerinin ayrı ayrı belirtilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın, infazda duraksamaya yol açmayacak şekilde gösterilerek hüküm tesis edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/8645, K. 2015/9145, 4 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama