KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/8802 E., 2015/10352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Mal Rejiminin Tasfiyesi-Takıların İadesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı kadın tarafından, asıl boşanma davasının reddi yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, karşı boşanma davasının reddi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 23.03.2015 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı ... ve vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalı-karşı davacı erkeğin sürekli alkol aldığı, eşine fiziksel şiddet uyguladığı, ... isimli kadınla ilişkisi olduğu yönünde söylenti çıkmasına sebebiyet verdiği ve davacı-karşı davalı kadının babasına fiziksel şiddet uyguladığı, davacı-karşı davalı kadının ise eşinin güvenini sarsacak davranışlarda bulunduğu, davacı-karşı davalı kadın erkeğe göre daha az ölçüde kusurlu ise de davacı-karşı davalı kadın ve müşterek çocuk bakımından korunmaya değer bir yarar kalmadığı, erkeğin davası yönünden Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları oluştuğu anlaşılmaktadır.
Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında her iki taraf da dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, her iki davanın da kabulü ile boşanmaya (TMK.md. 166/1-2) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/8802, K. 2015/10352, 14 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama