KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/8858 E., 2015/23628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı erkeğin davacı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil edecek eylemi ispatlanamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesinde düzenlenen manevi tazminat koşulları oluşmadığı halde, davacı kadın lehine manevi tazminat takdiri doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre velayeti anneye verilen müşterek çocuk Berat için hükmolunan iştirak nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
4-Davacı kadın fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadan ve ziynetlerin cins, miktar ve vasfını bildirmeden 25.000-30.000 TL değerinde ziynet eşyalarının bedelini talep etmiş, mahkemece 55.819.00 TL ziynet bedeline hükmedilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 31. maddesi gereği hakimin davayı aydınlatma ödevi bulunmaktadır. Bu kapsamda hakimin davacıya işin niteliğine uygun kesin süre vermek suretiyle istediği ziynet eşyalarının nelerden ibaret olduğunu, cinsini, adedini, ayarını ve ağırlıklarını açıklattırması, taraf delillerinin bu çerçevede değerlendirilmesi, istek miktarının aşılamayacağı hususu da dikkate alınarak sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hukum tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/8858, K. 2015/23628, 9 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama