KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/9154 E., 2015/23376 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Çeyiz ve Ziynet Alacağı
Karar Metni
579 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından; kusur belirlemesi, tedbir nafakasına hükmolunmaması, yararına hükmolunan yoksulluk nafakası miktarı ile reddolunan maddi ve manevi tazminat talepleri, vekalet ücreti ile yargılama giderleri yönünden, davalı-davacı tarafından ise; her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, ''Selvi'nin annesinin ameliyatı için Türkiye'ye döndüğü bir daha da eşinin yanına dönmediği, davalı-davacı ...'nin eşini yanına aldırmak için gereken iyi niyeti göstermediği, yine her iki tarafın birbirlerini istemediklerini, hal ve hareketleri ile belli ettikleri”, gerekçesiyle taraflar eşit kusurlu bulunmuş, davacı-davalı kadının davası kabul, davalı-davacı erkeğin ise davası reddedilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerden, davalı-davacı erkeğin İngiltere'de çalıştığı, kendinden kaynaklanan nedenlerle eşini yanına aldıramadığı ve kendi ailesiyle yaşamaya mahkum bıraktığı, davacı-davalı kadının ise evlilik birliğinin sarsılmasına sebebiyet verecek bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu olaylara göre boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı erkek tam kusurludur.
Mahkemece bu yön nazara alınmadan, tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı-karşı davalı kadının maddi tazminat talebinin (TMK.md.174/1) reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md. 186/1), geçimine (TMK md. 185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, mahkemece tedbir nafakası hakkında bir karar verilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
4-Davacı-davalı kadının kabul edilen boşanma davası yönünden; mahkemece "ilgili tarife gereği 1500 TL avukatlık ücretinin ayrı ayrı davalıdan davacıya ve davacıdan davalıya verilmesine" karar verilmiştir. Davacı-karşı davalı kadının davası kabul edildiğine göre, bu durumda sadece davacı-karşı davalı kadın yararına vekalet ücretine hükmolunması gerekmektedir. Hal böyle iken mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak davalı-davacı erkek yararına da vekalet ücretine hükmolunması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
5-Davalı-davacı erkeğin reddine karar verilen boşanma davası yönünden; mahkemece tarife gereği 1500 TL avukatlık ücretinin ayrı ayrı davalıdan davacıya ve davacıdan davalıya verilmesine" karar verilmiştir. Davalı-karşı davacı erkeğin davası reddedildiğine göre, bu durumda sadece davacı-karşı davalı kadın yararına vekalet ücretine hükmolunması gerekmektedir. Hal böyle iken mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak davalı-davacı erkek yararına da vekalet ücretine hükmolunması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir
6-Mahkemece, kadının davasının kabulüne, erkeğin davasının ise reddine karar verildiği nazara alındığında, kadının davası yönünden yargılama giderlerinin davalı-karşı davalı erkekten alınarak davacı-karşı davalı kadına verilmesine, davalı-karşı davacı erkeğin reddedilen davası yönünden ise yargılama giderlerinin davalı-karşı davacı erkek üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak yargılama giderlerinin yarı yarıya taraflar üzerine bırakılması bozmayı gerektirmiştir.
SONUC
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/9154, K. 2015/23376, 8 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama