KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/9289 E., 2015/10119 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (...) tarafından, kocanın boşanma davası, kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminat talepleri ile yoksululk nafakası talebi hakkında verilen hüküm yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı (koca) tarafından açılan “terk” (TMK.md.164) sebebine dayanan boşanma davasının kabulü ile tarafların terk sebebiyle boşanmalarına dair olan ilk hüküm, diğer tarafın temyizi üzerine Yargıtay’ca 12.06.2012 tarihinde “ihtar isteğinin samimi olmadığı, bu sebeple sonuç doğurmayacağı” belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkemece 07.11.2012 tarihinde bozmaya uyulmuştur.
Bozmaya uyulmakla, bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Mahkeme artık bozma gereğince hüküm tesis etmek mecburiyetindedir. Bozmaya uyulmakla oluşan usulü kazanılmış hakka aykırı hüküm tesis edemez. Öte yandan, bir davada ıslah, tahkikat bitinceye kadar yapılabilir (HMK.md.177/1). Hüküm, Yargıtay’ca bozulduktan sonra bu yoldan faydalanmak mümkün değildir (04.02.1948 tarihli 10/3 sayılı içt. bir. kararı).
Bu itibarla, bozmadan sonra, terke dayanan boşanma davasının 21.01.2015 tarihinde ıslah edilmiş olması geçerli kabul edilemez. Koca tarafından açılan boşanma davası hakkında uyulan bozma kararı gereğince hüküm kurulması gerekirken, bozmadan sonraki ıslaha geçerlilik tanınarak bu dava ile ilgili yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/9289, K. 2015/10119, 13 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama