KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/9827 E., 2015/11163 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" davası ile davalı tarafından açılan "boşanmaya ve ziynet alacağına" ilişkin karşı davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı (...) tarafından; kusur belirlemesi, diğer taraf yararına hükmedilen tazminatlar ve hüküm altına alınan ziynetler yönünden, davalı-karşı davacı (...) tarafından ise; lehine hükmedilen yoksulluk nafakası ve tazminatların miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı-karşı davacı yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı-karşı davacı yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
4-Davalı-karşı davacı, karşı dava dilekçesinde; evlenmeleri sırasında takılan ziynet eşyalarının, kocada kaldığını ileri sürerek bedelinin tahsilini istemiş, davacı-karşı davalı ise bu iddiayı kabul etmemiş, kadının evden ayrılırken altınlarını beraberinde götürdüğünü savunmuştur. Davalı-karşı davacı tarafından gösterilen tanıkların duruşmada alınan beyanları ile mevcut diğer deliller, altınların davacı-karşı davalı tarafça alıkonulduğunu, kadının elinden zorla alındığını ve götürmesine engel olunduğunu kabule yeterli değildir. Davalı-karşı davacı delil listesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığına göre ispatlanamayan ziynet alacağı talebinin reddi gerekirken, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/9827, K. 2015/11163, 1 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama