KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/10093 E., 2017/10446 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
243 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından, kusur belirlemesi, davalının tazminat haklarının saklı tutulması ve yoksulluk nafakası yönünden, davalı kadın tarafından ise, tüm yönlerden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 03.10.2017 günü duruşmalı temyiz eden davalı ... ile vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davacı ... ile vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen taraf tanıklarının beyanları bir kül halinde değerlendirildiğinde ve özellikle davalı kadın tanığı ortak çocuk ...'in beyanı da dikkate alındığında, davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmının Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olduğu, bir kısmının ise, sebep ile saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/10093, K. 2017/10446, 3 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama