KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/10142 E., 2018/924 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2018
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
...
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı kadın, dava dilekçesinde, "fiziksel şiddet " vakıasına dayanmamış, bu vakıaya süresinde olmayan cevaba cevap dilekçesinde dayanmıştır. İlk kez süresinde sunulmayan dilekçede yer verilen bu vakıaya dayanarak erkeğe kusur yüklenemez. Ancak mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı erkeğin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadın, dava dilekçesinde boşanma, nafaka ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, ancak maddi tazminat talebinde bulunmamıştır. Davacı kadın tarafından yasal süre geçtikten sonra cevaba cevap dilekçesi sunulmuş ve ilk kez 02.12.2014 tarihli cevaba cevap dilekçesinde maddi tazminat talebinde bulunmuştur.
"İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi" başlıklı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 141. maddesi "(1) Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri de serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. (2). İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır." şeklindedir.
Bu durumda; davacı kadının ilk kez 02.12.2014 tarihli dilekçesinde yer alan maddi tazminat talebi, talep sonucunun genişletilmesi niteliğindedir. O halde; davacı kadının dilekçelerin karşılıklı verilmesi 'aşamasında yer almayan maddi tazminat istemi, davalı erkeğin açık rızası bulunmadığına ve ıslah da söz konusu olmadığına göre artık incelenemez. Davacı kadının maddi tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, isteğin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
....
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/10142, K. 2018/924, 22 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama