KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/10163 E., 2018/1051 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2018
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
... Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından yoksulluk nafakası talebi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı kadın Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı boşanma talebinde bulunmuş, dilekçeler teatisi aşaması tamamlanmadan ön inceleme duruşma günü verilmiş, davacı kadın tarafından ön inceleme duruşmasında nafaka isteminde bulunulmuş ancak davalı erkek tarafından bu istem açıkça kabul edilmemiştir.
Anlaşmalı boşanma yönünde karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır.
Bu halde anlaşmalı boşanma davasının "çekişmeli boşanma" (TMK m. 166/1-2) olarak görülmesi, mahkemece taraflara iddia ve savunmalarının dayanağı bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini içeren beyan ile iddia ve savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın ispatını sağlayacak delillerini sunmak ve dilekçelerin karşılıklı verilmesini sağlamak üzere süre verilip ön inceleme yapılarak tahkikata geçildikten sonra usulüne uygun şekilde gösterilen deliller toplanarak gerçekleşecek sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.
Ne var ki hüküm sadece yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmiş durumdadır. Bu durumda, davacı kadının nafaka talebinin, süresinde olduğunun kabul edilmesi gerekir. O halde mahkemece davacı kadının yoksulluk nafakası konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yoksulluk nafakası talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
....
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/10163, K. 2018/1051, 23 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama