KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/10228 E., 2016/12343 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddi tazminat, nafakalar ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı kadın tarafından Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı açılan boşanma davasında yapılan yargılama neticesinde; tarafların boşanmalarına, davacı kadın yararına maddi tazminata ve nafakaya hükmedilmiş, hüküm davalı erkek tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Temyiz aşamasında davacı taraf vekilince 13.5.2016 tarihli dilekçe sunulmuştur. Bu dilekçede davacı taraf, tarafların karşılıklı anlaşmaları neticesinde maddi sonuçların tamamından feragat etmekte olduklarını bildirmiştir. O halde 13.5.2016 tarihli dilekçe çerçevesinde bir hüküm tesis edilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Davalının ziynet alacağına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ziynete yönelik temyiz itirazları yersizdir.
b) Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m. 6, 6100 s. HMK m. 190/1).
Davacı kadın dava dilekçesinde ziynetlerin davalı erkekte kaldığını iddia etmiş, davalı erkek ise bu iddianın doğru olmadığını, 16 gramlık 3 adet bilezik ile takı setinin davacı tarafından giderken üzerinde götürüldüğünü, 35 adet çeyrek altın ile 5 adet hediyelik bileziğin düğün sonrası bozdurularak yatak odasının ücretinin ödendiğini, halen kendisinde 2 adet 16 gramlık bilezik bulunduğunu savunmuştur.
Davacı kadın ziynet eşyasının erkek tarafından alıkonulduğunu, saklandığını ispat yükü altındadır. Ziynet eşyalarının niteliği gereği kadının ortak konuttan ayrılırken yanında götürmesi hayatın olağan akışına uygun düşer. Davacı kadının tanıklarının ziynetlere ve kadının evden ayrılışına ilişkin somut görgüye dayalı bir bilgileri yoktur.
Dosyada iddiayı kanıtlamaya elverişli başkaca bir delil de bulunmamaktadır. Davacı kadın yemin deliline dayanmamış, gösterdiği diğer delillerle de davalı erkeğin, kadının giderken götürdüğünü iddia ettiği dava konusu 16 gramlık 3 adet bilezik ile takı setinin davalı erkekte olduğunu ispat edememiştir. Bu durumda mahkemece, davacı kadının ziynet talebinin 16 gramlık 3 adet bilezik ile takı seti yönünden reddi gerekirken, kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/10228, K. 2016/12343, 27 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama