KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/10238 E., 2016/12571 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
601 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 21.01.2016 gün ve 11188 - 1087 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun kanun yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1-Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan davacı-karşı davalı kadının karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı-karşı davacının karar düzeltme isteğinin incelenmesine gelince;
Mahkemece; "davacı-karşı davalı kadının eşine sadece bir kere küfür ettiği, bunun süreklilik göstermediği, kadının bir tartışma sonrası eşinin kişisel eşyalarını evin dışına bıraktığı, her ne kadar bu davranışlar kusur olarak kabul edilse de davalı-karşı davacının 27.11.2014 tarihli duruşmada; ''aslında eşim boşanma davası açtığı için bende boşanma davası açtım'' beyanı sebebiyle eşinin kusurlu davranışlarını affettiği gerekçesiyle davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasının reddine karar verilmiş, temyiz edilen hüküm Dairemizin 22.01.2016 tarih ve 2015/11188 esas, 2016/1087 karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş, davalı-karşı davacı erkek boşanma davasının reddine ilişkin hükmün onanması yönünden karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Mahkemece yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davacı-karşı davalı kadının 04.04.2014 tarihinde boşanma davası açtığı, davalı-karşı davacının ise 12.05.2014 tarihinde karşı boşanma davası açtığı, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, son olarak davacı-karşı davalı kadının eşine "o...çocuğu gel eşyalarını al" diyerek eşinin eşyalarını kapı önüne bıraktığı ve eşini ortak konuta almadığı, tarafların o tarihten beri ayrı yaşadıkları, ayrıca tanıklara ortak konutun kilidini değiştireceğini söylediği anlaşılmaktadır.
Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-karşı davacı dava açmakta haklıdır. Davalı-karşı davacı erkeğin 27.11.2014 tarihli duruşmada; "aslında eşim boşanma davası açtığı için bende boşanma davası açtım" şeklindeki beyanı kadından kaynaklanan kusurlu davranışları affettiği ya da hoşgörü ile karşıladığını kabule yeterli de değildir.
Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün
görülmemesine göre, boşanmaya (TMK m. 166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davacı-karşı davalının davasının reddi doğru değildir. Dairemizce davalı-karşı davacının temyiz isteğinin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiş ise de; ilk inceleme sırasında yukarıda açıklanan hususların gözden kaçırıldığı anlaşıldığından, davalı- karşı davacı erkeğin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 22.01.2016 tarih ve 2015/11188 esas, 2016/1087 karar sayılı davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasının reddine yönelik hükmün onanmasına ilişkin kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
28.06.2016 (Salı)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/10238, K. 2016/12571, 28 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama