KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/10458 E., 2018/2581 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi, kendisinin reddedilen tazminat talepleri, nafaka miktarları ile kişisel ilişki yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise, kadının kabul edilen davası, kusur belirlemesi, kendisinin reddedilen tazminat talepleri, nafakalar ve velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-davacı erkeğin ortak çocuğa cinsel istismarda bulunduğunun ispatlanamadığının, erkeğin eşini tehdit etmesi eyleminin ise karşı dava tarihinden sonra gerçekleşmiş olması nedeniyle hükme esas alınmayacağının, dolayısıyla bu davranışların erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin;
davacı-davalı kadının eşine hakaret etmesinden sonra ise erkeğin davadan feragat etmekle eşinin hakaret eylemini affettiği veya en azından hoşgörüyle karşıladığının, be nedenle hakaret eyleminin kadına kusur olarak yüklenmesinin mümkün olmadığının, netice itibariyle tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu olduklarının; ayrıca ortak çocuk ...'nın inceleme tarihi itibariyle ergin olduğunun anlaşılmasına göre davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı-davalı kadın yararına takdir edilen toptan yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/10458, K. 2018/2581, 27 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama