KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/10637 E., 2018/1627 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m. 186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK m. 169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
2-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175).
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillerden; erkeğin sürekli borçlandığı, sabit bir işinin olmadığı, evlilik birliğinin yüklediği yükümlülükleri önemli ölçüde ihmal ettiği, bu nedenlerle kadının ekonomik sıkıntı çektiği, psikolojisinin bozulduğu, boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davacı kadının her hangi bir gelirinin bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği şartları gerçekleşmiştir.
O halde, davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, mahkemece tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak tüm nafaka taleplerinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Boşanma veya ayrılık vukuunda çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür. (TMK m. 182) Bu hususu hakim görevi gereği kendiliğinden dikkate alması gerekmektedir. O halde velayeti temyiz edene tevdi edilen ortak çocuklar 2007 doğumlu Öykü ve 2010 doğumlu ... için iştirak nafakasına hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/10637, K. 2018/1627, 8 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama