KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/10691 E., 2018/1300 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek, boşanma davasının kabulüne karar verilmişse de yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında davacı erkeğin birlik görevlerini yerine getirmemek üzere ortak konutu terkettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda boşanmaya neden olan olaylarda davacı erkeğin davalı kadına göre daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru değilse de, boşanma kararı sonuç itibariyle doğru olup, kusura ilişkin gerekçenin düzeltilerek onanmasına (HUMK m. 438/son) karar verilmesi gerekmiştir.
2- Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olaylarda davacı erkeğin daha ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir.Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi koşulları kadın yararına oluşmuştur. Bu duruma göre davacı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesine göre kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi doğru görülmemiştir.
3- Davalı kadının süresinde sunduğu cevap dilekçesiyle talep ettiği, Türk Medeni Kanununun 175. maddesine dayalı yoksulluk nafakası talebi hakkında mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/10691, K. 2018/1300, 5 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama