KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/10977 E., 2017/12226 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- İpoteğin Kaldırılması
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Dava Türk Medeni Kanununun 194. maddesine dayalı ipoteğin kaldırılmasına ilişkin olup, toplanan delillerden; dava konusu taşınmazın davanın devamı sırasında cebri icra ile satıldığı, bu sebeple dava konusu taşınmazın aile konutu olma niteliğini kaybettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla konusuz kalan dava hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi halinde, yargılama giderleri ile bunun kapsamına dahil olan vekalet ücreti (HMK m.323/l-ğ) hakkında, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu nazara alınarak hüküm tesis edilmelidir (HMK m.331/1).
Aile konutunun, hak sahibi eş tarafından devri ve konut üzerindeki hakların sınırlandırılması, diğer eşin açık rızasına bağlıdır (TMK m.194). Bu rıza alınmadan konutla ilgili yapılan tasarruf işlemi geçersizdir.
Somut olayda, davacı kadın dava konusu ipoteğin konulduğu taşınmazın aile konutu olduğunu ve açık rızası alınmadan davalı banka lehine ipotek verildiğini iddia etmiş, davalı banka ise davacının ipotek işlemine muvafakat verdiğini savunmuştur, Mahkemece, tarafların haklılık durumları ile ilgili iddia ve savunmaları çerçevesinde gösterdikleri deliller toplanarak, davanın açıldığı tarih itibariyle haklılık durumlarının tespiti ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusunda bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadan ve gerekçesi de belirtilmeksizin, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve davalı banka lehine vekalet ücretine hükmolunması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/10977, K. 2017/12226, 6 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama