KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/11 E., 2017/4925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
241 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesine göre “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.
Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Yönetmeliğin 16. maddesinde, “Tebligat, öncelikle tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılır.
Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" hükmü içermektedir.
Doğrudan davalının mernis adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre gerekçeli karar ve davacının temyiz dilekçesinin tebliği usulsüzdür. Ayrıca davalıya tebligat yapılan adres, aynı zamanda davacının da mernis adresi olup, davacı bu adreste oturmaktadır. Davacı, davada hasım konumunda olduğundan, davalıya aynı zamanda davacının mernis adresi olan adreste yapılan tebligatlar, Tebligat Kanununun 39. maddesine göre usulsüzdür.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/11, K. 2017/4925, 27 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama