KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/11063 E., 2018/2341 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
230 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasanın 141/3. maddesi “bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır." buyurucu hükmünü içermektedir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde de kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 3. bendine göre, mahkeme kararlarında iki tarafın sav ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur.
Yerel mahkeme kararında davalı-davacı erkeğin kusurlu davranışlarını saymış, erkeğin ağır kusurlu olduğunu belirterek kadının davasının ve erkeğin karşı davasının Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesi uyarınca kabulü ile tarafların boşanmalarına karar vermiş , ancak karşı davanın kabulüne ilişkin olmak üzere davacı-davalı kadının kusurlu davranışlarının neler olduğunu gösterilmemiştir.
Yerel mahkeme, dayanılan delillerde yer alan hangi vakıaları kusur olarak nitelendirdiğini Yargıtay denetimine elverişli şekilde gerekçeli olarak açıklamak zorundadır. Bu nedenle karşı boşanma davasında gerekçesiz şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/11063, K. 2018/2341, 22 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama