KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/1115 E., 2017/6024 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
241 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tedbir ve iştirak nafakalarının miktarı, yoksulluk nafakasına hükmedilmemesi, aleyhine hükmedilen manevi tazminat yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, velayet, manevi tazminatın miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, karşılıklı her iki boşanma davası “davacı- karşı davalı kadının sadakatsiz tutum sergilediği, ev görevlerini tam olarak yerine getirmediği; davalı karşı davacı erkeğin de eşine hakaret ettiği ve küfürlü konuştuğu, eşini evden kovduğu” gerekçesiyle kabul edilmiş ise de; kadına kusur olarak yüklenen bu olaylara ilişkin görgüye dayalı somut tanık beyanı bulunmamaktadır.
Dinlenen davalı-karşı davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasının reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile davasının kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna ayıkırıdr.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/1115, K. 2017/6024, 23 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama