KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/11262 E., 2018/4087 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma - Ziynet Alacağı
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından ortak çocuk ... velayeti ve tazminatların miktarı yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, tazminatlar ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Velayetin düzenlenmesinde asıl olan çocukların üstün yararı ve menfaatidir.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesi gereğince Aile Mahkemesi bünyesinde bulunun psikolog, pedegog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan, ebeveyn ve çocuklarla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip, tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocukların sağlıklı gelişimi için velayeti üstlenmeye engel bir durumun bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra, velayet hakkında bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece ortak çocuk ... velayetinin babaya, ... velayetinin ise anneye verilmesine karar verilmiş, ancak ebeveyn ve müşterek çocuklar yönünden uzman raporu alınmamıştır.
O halde 4787 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince görevlendirilecek uzmanlardan tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile çocuğun bakım olanakları konusunda rapor alınması, idrak çağındaki küçüklerin Avrupa Çocuk Haklarının Korunması Sözleşmesinin 3. ve 6. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin 12. maddesi uyarınca hakim tarafından bizzat dinlenerek ebeveynlerinden hangisinin yanında kalmak istedikleri konusunda görüşlerinin alınması ve tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra,
gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/11262, K. 2018/4087, 28 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama