KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/11482 E., 2018/2001 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve nafakaların miktarı yönünden, davalı erkek tarafından ise; davanın kabulü ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Tarafların eşit kusurlu kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları dışında yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı erkeğin kadına hakaret ettiği, ailesiyle görüşmediği ve tehdit ettiği, annesiyle iyi geçinmesi yönünde kadına baskı yaptığı, davacı kadının ise birlikte yaşamaktan kaçındığı, babasının erkeği küçümsemesine sessiz kaldığı anlaşılmaktadır.
Davalı erkeğin gerçekleşen kusurları dikkate alındığında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda kadına göre ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Tarafların eşit kusurlu kabulü doğru olmamış ise de; mahkemece verilen boşanma kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan, kadının davasının kabulüne yönelik temyiz itirazları uygun görülmemiş, boşanma kararının kusur belirlemesine ilişkin gerekçesinin değiştirilmek suretiyle onanmasına (HUMK m.438/son) karar vermek gerekmiş, davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere davalı erkek boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusurludur. Davalı erkekten kaynaklı bu eylemler aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu olarak kabulü ve bu yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak kadının maddi ve manevi tazminat talebinin (TMK m.174/1-2) reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/11482, K. 2018/2001, 15 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama