KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/11662 E., 2017/6097 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, nafakalar ve kişisel ilişki düzenlemesi yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, velayet düzenlemesi ve ortak çocuk yararına hükmolunan nafakalar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 23.05.2017 günü tebligata rağmen taraflar adına gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle davacı-karşı davalı kadının maddî ve manevi tazminat (TMK m.174/1-2) isteklerinin reddine karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillere göre davalı-davacı erkeğin eşine "orospu, sürtünmeye gidiyor" diyerek, kadının annesine "manyak kadın bu evi terket" şeklinde sözler söyleyerek hakaret ettiği, eşinin ve annesinin üzerlerine kapıyı kilitlediği, eşini evden kovduğu ve ortak evin kapı kilidini değiştirmeye yönelik girişimde bulunduğu,
buna karşılık davacı-karşı davalı kadının da eşinin omzunda kızarıklık oluşturacak şekilde eşine fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu olaylara göre boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin davacı-karşı davalı kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Boşanmaya sebep olan olaylar davacı-karşı davalı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup, davacı-karşı davalı kadın boşanmakla en azından eşinin maddi desteğini yitirmiştir.
Davacı-karşı davalı kadın yararına maddi ve manevi tazminat koşulları oluşmuştur. (TMK m.174/1-2) O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK m.4, TBK m.50 ve 52) dikkate alınarak davacı-karşı davalı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdirî gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak bu isteklerinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m. 186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK m. 169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere kadın davacı-karşı davalı yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/11662, K. 2017/6097, 23 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama