KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/11725 E., 2018/2393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
233 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonunda; davanın taraflardan ortak hayatı sürdürmeleri beklenmeyecek derece evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olmasına dayanan karşılıklı boşanma davaları ( TMK m.166/1-2) olduğu kabul edilmiş ise de, hükümde tarafların Türk Medeni Kanunun 166/1-3 maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmiş,
kısa kararda yer almadığı halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında “davacı-davalı ve davalı-davacı arasındaki yazılı anlaşmanın uygun bulunmasına ve boşanmanın sonuçları konusunda düzenleme olarak onaylanmasına “karar verilerek kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasında çelişki yaratılmıştır.
Yine anlaşmalı boşanma (TMK m. 166/3) gerçekleşmediği halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında taraflar arasında düzenlenen boşanmanın sonuçları (boşanmanın ferileri) konusundaki anlaşmanın uygun bulunmasına ve onaylanmasına karar verilmekle birlikte aynı hükümün devamında Türk Medeni Kanunun 166/1-2 maddesinin sonucuna bağlı olarak nafaka ( TMK m. 175, m. 182) ve tazminatlara( TMK m. 174/1-2) karar verilmekle hüküm kendi içinde çelişki yaratılmıştır.
Mahkemece yaratılan bu çelişkiler tek başına bozma sebebi oluşturur. Münhasıran çelişki sebebi ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/11725, K. 2018/2393, 22 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama