KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/11731 E., 2018/2024 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından iştirak ve yoksulluk nafakaları ile manevi tazminatın miktarı yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı eldeki belgelerini dilekçesine eklemek, elde bulunmayan belgeler için ise nereden getirtileceği konusunda bilgi vermesi gerekmektedir (HMK m. 140/5). Bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilecektir (YHGK. 20.04.2016 E. 2014/13 – 856 K. 2016/523 sayılı karar).
Dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında herhangi bir delil bildirmeyen davacıya ön inceleme duruşmasında delillerini bildirmesi için yeni süre verilmesine imkan bulunmamaktadır. Mahkemece davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının kabulüne karar verilmiş ise de toplanan delillerden davacı kadının dava dilekçesinde tanık deliline dayanmadığı, davalı erkeğin ise cevap dilekçesi vermediği anlaşılmıştır. Buna göre her iki tarafında kusurlu olduğundan bahsedilemez.
Açıklanan sebeple davanın reddi gererkirken kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirir. Ne var ki, hükmün bu bölümü temyizin kapsamı dışında bırakıldığından bu husus bozma sebebi yapılmamış, tenkit edilmekle yetinilmiştir.
2- Tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının tüm, davalı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yersizdir. b)Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların kusurlu bir davranışı ispat edilememiştir. Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi koşulları davacı kadın yararına oluşmamıştır. Bu durumda kadının tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/11731, K. 2018/2024, 15 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama