KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/11973 E., 2018/2210 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından tazminatların ve iştirak nafakasının miktarı, tedbir ve yoksulluk nafakasının reddi yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise her üç dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin zina (TMK m. 161) hukuki sebebine dayalı olarak açtığı boşanma davasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2- Mahkemece davacı-davalı kadının evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine (TMK m. 166/1) dayalı boşanma davasının kabulüne, davalı-davacı erkeğin aynı hukuki sebebe dayalı boşanma davasının reddine karar verilmiş ise de mahkemenin de kabulünde olduğu üzere eşine hakaret eden davacı-davalı kadının da kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece kabul edilen ve davacı-davalı kadın tarafından da temyiz edilmeyerek kesinleşen bu kusurlu davranış karşısında, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı kadının az da olsa kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu halde, taraflar arasındaki ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-davacı erkek de dava açmakta haklıdır.
Davalı-davacı erkeğin evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine (TMK m. 166/1) dayalı boşanma davasının kabulü gerekirken, yetersiz gerekçe ile reddi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/11973, K. 2018/2210, 20 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama