KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/1201 E., 2017/6209 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkeğin vasisi tarafından, boşanma, kusur belirlemesi ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin yasal temsilcisinin (vasisinin) aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların ortak çocuğu 22.05.2011 doğumlu ... davadan önce 26.11.2011 tarihinde öldüğü halde, mahkemece, velayeti anneye verilmiş ve bu çocuk için de tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmiştir. Nüfus kaydına göre ölü olduğu anlaşılan tarafların ortak çocuğu ... ile ilgili velayet düzenlemesi yapılması ve yararına tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Mahkemece; davacı kadının tedbir ve yoksulluk nafakası talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı erkeğin dava tarihinde tutuklu olup, yargılamanın devamı esnasında 24.02.2015 tarihinde hükümlü hale geldiği, kesinleşen 11 yıl 3 ay hapis cezasının infazı için ceza infaz kurumunda bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar erkeğin cezaevinde tutuklu veya hükümlü olması, yoksulluk nafakası ile sorumlu tutulmamasını gerektirmez ise de dosya kapsamından yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasında davalı erkeğin herhangi bir geliri ve malvarlığının olmadığı anlaşılmaktadır. Kendi yoksul olan kişi nafaka ile yükümlü tutulamaz. Bu durumda davacı kadının tedbir ve yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/1201, K. 2017/6209, 25 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama