KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/12576 E., 2016/12196 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- 5395 Sayılı Yasaya Göre Koruma Kararı
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı... ... tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı kurum, koruma altına alınması istenen 22.11.1999 doğumlu küçük ... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 5/1-e maddesi uyarınca bakım tedbiri karar verilmesini talep etmiş, mahkemece, davanın kabulü ile küçük hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5/1-c maddesi uyarınca hakim tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Hüküm küçüğün yasal temsilcisi olan baba ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.06.2015 tarih 2015/11371 esas 2015/12760 karar sayılı ilamı ile..." davanın küçüğün yasal temsilcisi olan ve velayet kendisinde olan anne ve babaya husumet yöneltilerek görülmesi, göstermesi halinde onların da delillerinin toplanması gerekir.
Mahkemece, küçüğün velayet hakkına sahip olan anne ve babasına hukuki dinlenilme hakkı (HMK. m. 27) çerçevesinde delillerinin sorulması ve gösterdiği takdirde usulünce toplanıp, gerektiğinde uzman bilirkişilerden görüş alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, duruşma açılmadan ve ilgililere tebliğ yapılmadan evrak üzerinde, yasal temsilcinin savunma haklarının kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir" şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş, husumet küçüğün yasal temsilcileri olan anne ve babaya yöneltilmiş, sosyal inceleme raporu alınmıştır. Mahkemece, son kararda, itirazın kabulü ile küçük hakkında verilen bakım tedbiri kararının iptali ile küçüğün ailesine teslimine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamından, mahkemece ilk kararda hükmedilen küçük hakkındaki bakım tedbiri kararının husumet ve eksik inceleme nedeni ile bozulduğu, küçük hakkında kesinleşen koruma kararının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı kurum tarafından talep edilen koruma kararı hakkında tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/12576, K. 2016/12196, 23 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama