KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/12814 E., 2018/3084 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından zina hukuksal sebebine dayalı talebi hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması, velayet, iştirak nafakası ve tazminatların miktarı yönünden, davalı kadın tarafından ise tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere, delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine ve özellikle mahkemece yapılan ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşanma davası olarak belirlendiğinin ve duruşmada hazır bulunan davacı yanca bu konuda bir itiraz yapılmadığının yargılamanın ön incelemede belirlenen uyuşmazlık üzerinden devam edeceğinin tabii bulunmasına göre, davalı kadının tüm, davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Velayet düzenlemesi yapılırken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun "Üstün yararı" (Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m, 3: Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi m.l. TMK m. 339/1. 343/1. 346/1. Çocuk Koruma Kanunu m. 4/b) dır. Çocuğun üstün yararını belirlerken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir.
Ana ve babanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde gözönünde tutulur.
Mahkemece, velayet konusunda idrak çağında bulunan ortak çocuklar 2002 doğumlu ... ve 2004 doğumlu ... bizzat dinlenip, eğitim, kültür, yaşam olanakları bakımından nerede yaşamak istediği konusunda bilgilendirilerek, velayet hakkındaki tercihinin hakim tarafından kendisinden sorulması, ebeveynlerden hangisi yanında kalmasının çocuğun menfaatine
olacağı tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
(Muhalif)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/12814, K. 2018/3084, 12 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama