KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/13004 E., 2018/2898 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından; velayet, tazminatların miktarları, vekalet ücretleri, kadının davası hakkında verilen kısmen kabul kararı yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise her iki boşanma davası ve ferileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı-davalı erkek TMK’nun 166/1. maddesi uyarınca boşanma davası açmış, davalı-davacı kadın da bu davaya karşılık olarak TMK’nun 166/1. maddesi uyarınca boşanma davası ikame etmiş, davalı-davacı kadın boşanma davasının eki niteliğinde olan velayet, iştirak ile yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat talebinde de bulunmuş, mahkemece erkeğin davasının kısmen kabulüne karar vererek tarafların boşanmalarına, kadının ise karşı davasının kısmen kabulü ile münhasıran velayet ve iştirak nafakası yönünden hüküm kurmuştur.
Tüm dosya kapsamından, mahkemece, kadının karşı davasının fer’i talepleri olan velayet ve iştirak nafakası yönünden kısmen kabul kararı verildiği belirtilmiş, ancak kadının karşı davasının asıl konusunu oluşturan boşanma talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Dava ve karşı dava birbirinden bağımsız ayrı davalardır ve davaların her biri hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Davalı karşı davacı tarafından açılan boşanma davası hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/13004, K. 2018/2898, 5 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama