KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/13153 E., 2018/3345 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından katılma yoluyla kusur belirlemesi, maddi tazminat ve nafaka miktarları ile reddedilen manevi tazminat talebi yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, maddi tazminat ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı erkeğin 14.07.2015 tarihinde boşanma davasından feragat ettiği ve böylelikle davacı kadının boşanmaya neden olan kusurlu davranışlarını affettiği veya en azından hoşgörü ile karşıladığı anlaşılmaktadır. Affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olaylar davacı kadına kusur olarak yüklenemez. Davalı erkeğin ise herhangi bir kusurlu davranışı ispatlanmamıştır. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2- Tarafların temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemeye gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının tüm, davalı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple tarafların herhangi bir kusurlu davranışı bulunmamaktadır. Hal böyleyken, davalı erkeğin ağır kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı kadın yararına maddi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup; bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/13153, K. 2018/3345, 15 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama