KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2016/13207 E., 2018/3072 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2018
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından; kendi boşanma davasının reddi, kadının davasının kabulü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin, kendi boşanma davasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2- Davalı-karşı davacı erkeğin, davacı-karşı davalı kadının boşanma davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece; davalı-karşı davacı erkeğin eşine ve evine sahip çıkmadığı, eşi ve çocuklarının sağlık sorunları ile ilgilenmediği, destek olmadığı bunun yanında, uygun olmayan zamanlarda eşine cinsel birliktelik konusunda baskı uyguladığı gerekçesi ile tam kusurlu bulunarak kadının davasının kabulüyle tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi gereğince boşanmaya karar verebilmek için davalının az da olsa kusurunun kanıtlanması gerekir.
Davalı-karşı davacı erkeğin eşine cinsel birliktelik konusunda baskı uyguladığı iddiası dosya kapsamı itibarıyla ispatlanamadığı gibi, davalı-karşı davacı erkeğin eşine ve evine sahip çıkmadığı, eşi ve çocuklarının sağlık sorunları ile ilgilenmediği, destek olmadığı iddiasına yönelik olarak dinlenen davacı-karşı davalı kadının tanıklarının bir kısım beyanlarında geçen olaylardan sonra evlilik birliğinin devam ettiği, bu olayların affedildiği ya da en azından hoşgörü ile karşılandığı,
affedilen ve hoşgörü ile karşılanan olayların hükme esas alınamayacağı, bir kısım beyanlarının ise soyut ve genel nitelikte olup, sebep ve saiki açıklanmadığından, inandırıcılıktan uzak beyanlar olduğu anlaşılmaktadır. Toplanan delillerle davalı-karşı davacı erkeğin başkaca kusurlu bir davranışının varlığı da ispatlanamamıştır.
Gerçekleşen bu durum karşısında davacı-karşı davalı kadının davasının reddi yerine yazılı şekilde kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/13207, K. 2018/3072, 12 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama